GÜNDEM
Giriş Tarihi : 25-05-2021 17:33   Güncelleme : 25-05-2021 17:33

"Asimetrik Bir Operasyon Olduğunu Görüyorum''

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sedat Peker'in ortaya attığı iddialara ilişkin; ''Bunun asimetrik bir operasyon olduğunu görüyorum'' dedi.

Soylu, Habertürk TV'da katıldığı programda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye'nin terörle mücadeleyi sürdürdüğünü, FETÖ ile mücadele edildiğini, DEAŞ'ın yanıbaşında olduğunu anlatan Soylu, ''Türkiye'nin sahayı temizlemesinde rahatsızlık duyanlar olduğunu'' söyledi. 

Zaman zaman tanık olduğu olayları aktaran Soylu, şöyle konuştu:

''Yıl 2015. Ben genel başkan yardımcısıyım. Başbakan Davutoğlu, AK Parti genel başkanı da Davutoğlu, 7 Haziran seçimleri öncesinde bir MYK toplantısında değerlendirme yapılırken 'biz HDP ile anayasa yapabiliriz' diye bir cümle çıktı ağzından. Hepimiz böyle baktık. Acaba ne söylenmek isteniyor? Seçimden sonra kimse çoğunluğu sağlayamadı. İlk MYK toplantısında, siyasal öngörümü söyledi. Bu seçim tamamlanmamıştır dedim. Bu arada Sayın Davutoğlu ve ekibi CHP ile koalisyon yapmaya çalıştı. Biz bunun işin doğasına aykırı olduğunu söyledik. Dert Recep Tayyip Erdoğan.''

Bu süreçte tartışmalar yaşandığını anlatan Soylu, ''bir ara Davutoğlu'nun dengesinin kaybolduğunu'' ifade ederek, ''Hepinizin odalarınızda ne konuştuğunuzu dinletiyorum ve biliyorum'' dedi. Daha sonra da fiziki takip dedikodularının da konuşulduğunu belirten Soylu, ancak bir kanıta ulaşamadıklarını söyledi. 

Bu mücadelenin 1 Kasım seçimlerinden sonra da devam ettiğini anlatan Soylu, o dönemde Davutoğlu ile ''iyi olmadıkları süreçler de yaşadıklarını'' dile getirdi. ''Davutoğlu'nun Erdoğan'nın vizyonuna uymadığını gördüklerini'' anlatan Soylu, daha sonra yaşanan bazı olaylardan da örnekler aktardı. 

Süleyman Soylu, yaşananların ''bir operasyonun parçası'' olarak niteledi ve son yaşananlarda eski Türkiye'nin son kırıntılarının ortadan kaldırılmaya geldiği andan birilerinin devreye girdiği görüşünü dile getirdi. 

Birçok cürümün içinde olan kişinin karakolda teşhis edildiğini ve dosyanın kapatıldığını anlatan Soylu, bunların bir organizasyonun parçası olduğu imasında bulundu. 

Neden kendisi?

Soylu, bu kez neden kendisinin hedef seçildiği sorusunu yanıtlarken, ''Hükümetin bir üyesiyim. AK Parti'nin yöneticiliğini de yaptım. Yalın kılıç mücadelemize devam ediyoruz. Yani terörle mücadelemize devam ediyoruz'' dedi.

Soylu, ''AK Parti'den neden size yönelik destek açıklaması yapılmıyor'' sorusu üzerine bu tür söylentilerin bir dezenformasyon olduğunu söyledi. BBC Türkçe'nin de ''yalnız bırakıldığı'' yorumunu yaptığının söylenmesi üzerine, Soylu, yaşananları bir ''dezenformasyon süreci'' olarak niteledi ve '' Sürdürülebilir dezenformasyonla karşı karşıyayız. BBC Türkçe bir dezenformasyon kanalıdır'' dedi. 

Soylu, ''Bunun bir operasyon olduğunu biliyorum. Bunun asimetrik bir operasyon olduğunu görüyorum. Kendimi niye yalnız hissediyim'' diye konuştu.

 Koruma verilmesi

Bakan Soylu, geçmişte ''bir sektör oluştuğunu, kurgular eşliğinde koruma tahsisi süreci yaşandığını'' ifade ederek, ''Sedat Peker'in bir koruma polisi olduğunu 2018 ortalarında öğrendim'' dedi. 

Soylu, tehdit olmayan durumlar için koruma tahsisinin kaldırıldığını, bazı kişilere de koruma verildiğin söyledi.  Soylu, ''Pervin Buldan'a korumayı kendisinin verdiğini'' belirtti ve bundaki amacının da ''bir provokasyonu önlemek'' diye açıkladı. 

Koruma verilmesi konusunda soruşturma açtıklarını anlatan Soylu, ''bu soruşturmaya yapacak ekibin güçlü bir ekip olduğunu'' dile getirdi. Soylu, ''Bunların tamamına bakacak. Kimin kurgusu, kimin imtiyazı varsa hesabı sorulacak'' dedi. 

''Hepsi uydurulmuş hikaye''

Kendisinin DYP'de siyaset yaptığını, binlerce insanla diyalog içinde olduğunu anlatan Soylu, ''Bir kişi birisiyle ilişkisi oldu diye bunu bütün bir partiye teşmil etmek doğru değil. Bunların hepsi uydurulmuş hikayelerdir'' değerlendirmesinde bulundu. 

Kendi ödemleride hiçbir fail meçhul olay bulunmadığını belirten Soylu ''Biz bu eylemleri kim gerçekleştirmişse yakaladık ve hukuka teslim ettik.  Bunların hepsi hukukun meselesidir. Hukuk da elindeki karineye göre hareket eder'' diye konuştu. 

Soylu, bir başka soru üzerine de ''Türkiye'de işkenceyle ilgili bir tespit yok. Türkiye'de kötü muameleyle ilgili tespit var. Bu da benden kaynaklanıyor'' diyerek, uyuşturucu tacirlerine acımayın dediğini ifade etti.  

''Bürokratın siyasi partide yer almasına karşıyım''

Soylu, yer yer anılarını anlattığı programda, Mehmet Ağar ile ilişkileri konusunda da şunları söyledi:

''1995'te DYP ilçe başkanıydım. O zaman Sayın Ağar da sanırım milletvekiliydi. Çiller'le Ağar'ın karşı karşıya kaldığı pozisyon o dönemde başladı. Biz Mehmet Ağar'a karşı tavır aldık. 99 geçti... 2002'de, Sayın Çiller ile genel başkan kim olabilir diye konuştu. Beş altı tane isim konuşuldu. Kendim istiyorum zannetti. Sen olursun dedi. Dedim ki, sayın başbakanım benim şeyim daha Haliç'e düşmedi. Çocuğum daha. Sonunda İlhan Kesici olur dendi.  Sonunda oldu. Seçmi sonrasında salondan çıkan İlhan Kesici ve bendim.''

''Ben bir devlet bürokratının bir siyasi partide yer almasına karşıydım. Biz sivil bir partiyi'' diyen Soylu, Ahmet Davutoğlu ''bir devlet bürokratını istifa ettirip aday yaptığında da karşı olduğunu, bunun kişilerle bağlantısının bulunmadığını'' söyledi. 

Kendisinin DYP İstanbul il başkanlığını yaptığı dönemden de örnekler aktaran Soylu, Celal Adan'da sonra bu göreve Mehmet Ağar'ın dayısı Yalçın Akçadağ'ın vekalet ettiğini, ardından kendisinin il başkanı olduğunu söyledi. Soylu, ''nun yerine geldim. Tam üç ay silahlı adamlar geldi. İçeri girdiler, silahlı çatışmalar oldu'' diye konuştu.  

Soylu, ''Sayın Ağar'ın bir marinada görev alması doğru mu?'' sorusuna da ''Ben olsam 48 içinde oradan ayrılırdım. Ben prensip olarak söylüyorum'' karşılığını verdi.

10 bin dolar maaş

Soylu, ''Peker'den ayda 10 bin dolar alan kim'' sorusuna'' Bunu savcıya gidip söyleyeceğim'' karşılığını verdi.  ''Peki bu parlamento da m'' sorusuna, ''Siyasetçi'' demekle yetinen Soylu, ''AK Parti'de mi'' sorusuna da yine ''Siyasetçi'' demekle yetindi.  Soylu, ''Ben siyasetçi dedim. Partisini de söylemedim. Bunun biraz daha ötesi var'' diye konuştu. 

Soylu,  şunları söyledi:

''Ben nereye başvurdum, yargıya, Yargı beni çağıracak, diyeceğim ki .... Bu suç örgütünün şu dosyası var, bunun diğer dosyasını niye ayırdınız?  Emniyetten dosya adliyeye gitti, bundan üç gün sonrasında yurt dışına gitti. O tarihe kadar bu dosyayla ilgili işlem niye yapılmadı. Bunun sorumlusu ben değilim. Savcı çağıracak, ben bunun sorumlusu kim diye soracağım.'' 

Sedat Peker hakkında İstanbul, İzmir ve Bursa ile ilgili arama kararı olduğunu anlata Soylu, başvuru yapıldığını, ancak dosyanın inceleme bölümünde tutulduğunu söyledi. 

Soylu, ''Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlettir. Bunu klişe olsun diye söylemiyorum. Yaptıklarımız ortada. Yapacağı bir şey var. Bu suç örgütü lideri gelip Türkiye Cumhuriyetinden özür dileyecek. Gelecek, adalete teslim olacak bunun cezasını çekecek. Etrafındaki şebeleklerle irtibatını kesecek'' dedi.  

''Cumhurbaşkanımız açıklama yaptı zaten''

Cumhurbaşkanıyla ilgil bu işin başında genel bir değerlendirme yaptınız mı, sorusu üzerine, Soylu, ''İlk başlarda genel bir değerlendirme yaptık. Sayın Cumhurbaşkanım benim liderimdir. Millet bunun nasıl bir operasyon olduğunu, bunda neyin murat edildiğini de biliyor.  Sayın Cumhurbaşkanımız açıklama yaptı zaten. Çok net yaptı'' dedi. 

''Ben de gideceğim''

Soylu, soruşturmanın sağlıklı yürümesi istifa etmeyi düşünüp düşünmediğinin sorulması üzerinde, özetle şunları söyledi:

''-Birçok isim söylüyorlar. Hepsini çağıracaklar. Ben de gideceğim. Konu adliyeye geçince kolluk adli kolluk oluyor. Bunları çağıracak soracak. TBMM orada fezleke gönderir mi, göndermez mi o zaman belli olacak. 

-İstifayı hiç düşünmedim. Geçen seferki meselem başka bir şeydi. Yargının önünü açmışım zaten. 

-PKK erken seçim diyor. Sıkıştık diyor. 

-Operasyon aynı zamanda içeride yürütülüyor. Bunlar devletin İçişleri Bakanına 

-Adamın birisinin yalanları yüzünden başbakanlık yapmış bir insanı ve ailesini bir noktaya getirmeyelim.

-Bir organize suç örgütünün iftiralarını ciddiye alırsak İçişleri Bakanı da yargılarız, herkesi de yargılarız. 

-Benim bir tek gayri kanuni işlem ilgim olduğunu ortaya koysunlar, hayatımdan vazgeçerim. ''

Kaynak: Ajans Bizim