YAŞAM
Giriş Tarihi : 02-06-2021 10:42   Güncelleme : 02-06-2021 10:42

“Dünyada 2,5 Milyar İnsan Temiz Sudan Mahrum”

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "2,5 milyar insan, temiz su erişimi ve atık su hizmetlerinden mahrumdur” dedi.

“Dünyada 2,5 Milyar İnsan Temiz Sudan Mahrum”

TBMM Başkanı Şentop, dünyada 1 milyar insanın düzensiz yerleşim yerlerinde ve gecekondu mahallelerinde aşırı nüfus kalabalığı içinde yaşadığını hatırlatarak, "2,5 milyar insan, temiz su erişimi ve atık su hizmetlerinden mahrumdur” dedi. 

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi'nin (EİTPA), "Bölgesel Entegrasyon İçin Parlamenter Ortaklığın Desteklenmesi" başlıklı 2'nci Genel Konferansı'na katılmak için Pakistan'ın başkenti İslamabad'da bulunan TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "İklim Değişikliğinin Kadınlar Üzerindeki Etkisi: Bölgesel Parlamentolardaki Olumlu Eylemler" temalı oturuma moderatörlük yaptı. 

Şentop, burada yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin uluslararası gündemin en önemli meselelerinden birini teşkil ettiğini vurgulayarak, "İlgili kuruluşlarca dünya ölçeğinde yapılan meteorolojik hesaplar ve bu hesapların sonuçları kullanılarak gerçekleştirilen projeksiyonlar, modellemeler ve ilmi çalışmalar meselenin ciddiyetini ispatlamaktadır" dedi.

Orta ve uzun vadede ne yazık ki bu durumun çok daha dramatik sonuçlara sebep olacağına dikkati çeken Şentop, iklim değişikliğinin sınır tanımadığını ve gelişmişlik düzeyinden bağımsız olarak bütün ülkeleri etkilediğini söyledi.

Şentop, dünyada 1 milyar insanın düzensiz yerleşim yerlerinde ve gecekondu mahallelerinde aşırı nüfus kalabalığı içinde yaşadığını hatırlatarak, "2,5 milyar insan, temiz su erişimi ve atık su hizmetlerinden mahrumdur. Bu yerleşim yerlerinde, sosyal mesafe ve hijyen gibi basit tedbirlerin dahi alınması zorluk arz etmektedir" ifadelerini kullandı.

Dünya genelinde yaşanan yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınının, insan ile tabiat arasında denge kurmanın ne kadar önemli olduğunu insanlığa gösterdiğini belirten Şentop, "Tüketim alışkanlıklarımızla dünyamıza, tabiata, doğal yaşama ve biyolojik çeşitliliğe verilen zararın boyutları bir kere daha müşahede edilmiştir" dedi.

“Bir saatte en çok fidan dikilen ülke olarak Guinness’e girdik”

İklim değişikliğinin tetiklediği kötü hava şartları ile çölleşme, kuraklık, toprak bozulumu ve biyolojik çeşitliliğin kaybı gibi neticelerin toplumların yaşam alanlarını tehdit ettiğini ve refah seviyesinde azalmaya yol açtığını ifade eden Şentop, "Küresel çevre sorunlarının çözümü, ulusal ölçekteki gayretlerle birlikte, ikili, bölgesel ve çok taraflı düzeyde uluslararası iş birliğini gerekli kılmaktadır" diye konuştu.

Şentop, Türkiye'nin çevre sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak amacıyla, küresel ve bölgesel düzeyde çeşitli çevre sözleşmelerine taraf olduğunu anımsatarak, Türkiye’nin bu hassas meseleyle mücadele kapsamında etkin bir duruş sergilediğine dikkati çekti.

Türkiye'nin içinde bulunduğu Akdeniz havzasının iklim değişikliğinin olumsuz etkileri karşısında en hassas bölgelerden biri olduğuna işaret eden Şentop, bu sebeple Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadeleye büyük önem atfettiğini belirtti.

"Milli Ağaçlandırma Günü" ve "Geleceğe Nefes" kampanyaları kapsamında Türkiye genelinde 11 milyon fidanın eş zamanlı dikildiğini hatırlatan Şentop, "Böylelikle Türkiye, bir saatte en çok fidan dikilen ülke olarak Guinness Rekorlar Kitabı'na girmiştir" şeklinde konuştu.

“Batı insanı ve tabiatı metalaştırdı”

Modern batı kültürünün tamamen maddi ve kısa vadede menfaat yaklaşımıyla insanı ve tabiatı metalaştırdığını ifade eden Şentop, "İnsanlar, halklar, imkanlar üzerindeki sömürgeci anlayışın tabiat üzerinde de gerçekleştiğini bu çok vahim neticeleri yaşamak suretiyle üzülerek görüyoruz. Varlığa ve tabiata bir mülkiyet, çalıntı mal muamelesi yapan modern batı, bugün tüm insanlık için büyük bir tahribat ve tehlike miras bırakmaktadır" dedi.

Şentop, inanç ve kültür dünyalarında tabiata Allah'ın bir emaneti olarak baktıklarını belirterek, "Çalıntı mal ile emanet arasındaki farka dikkat çekmek isterim. Modern batı paradigmasının temelleri hakkında fikir veren Yunan mitolojisinden Prometheus, ateşi tanrıdan çalıp insanlara hediye eden tanrıdır" diye konuştu.

Tanrı ve insan arasındaki ilişkinin bir çatışma ve kavga ilişkisi, varlığın ise bir çalıntı mal hükmünde olduğuna işaret eden Şentop, "Bizim inancımızda ise Allah, İdris Peygamber aracılığıyla ateşi insanlara hediye etmiştir. Allah ve tabiat ile barışık ve bütünleşik bir varlık anlayışı, bizim varlık anlayışımızdır" ifadelerini kullandı.

Şentop, insanlık olarak, tabiatı ve topyekun varlığı bir mülkiyet ve meta olarak değil de bir emanet olarak görmeye başlamadıkça iklim değişikliği başta olmak üzere tabiat ile sorunların çözülmesinin mümkün olmadığını belirterek, her konuda olduğu gibi bu konuda da zihin ve paradigma değişikliğine ihtiyaç olduğunu kaydetti. 

Kaynak: Ajans Bizim