SİYASET
Giriş Tarihi : 02-03-2021 14:33   Güncelleme : 19-03-2021 09:26

“Erbakan’ı Devirdiler, Şimdi de...”

Yeni Akit Gazetesi Yazarı Ali Karahasanoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun merhum Erbakan Hoca ile ilgili sözleri üzerine bir yazı kaleme aldı.

“Erbakan’ı Devirdiler, Şimdi de...”

Merhum Necmettin Erbakan Hoca’nın ahirete irtihalinin sene-i devriyesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Erbakan ile ilgili sözleri üzerine Yeni Akit Gazetesi Yazarı Ali Karahasanoğlu köşe yazısında şu cümlelere yer verdi:

“Hiç lafı eğip bükmeyelim.

Bodoslamadan, net konuşalım.

Kemal Kılıçdaroğlu, Erbakan ile ilgili şu sözleri, Tayyip Erdoğan bugün Cumhurbaşkanı olmasaydı, dillendirir miydi:

“Sevgili dostlarım, bir cumhuriyet çocuğu olan Profesör merhum Necmettin Erbakan destekçilerinin ve karşıtlarının da Erbakan hocası olarak yaşamını sürdürdü. Onun hocalığı sadece bir akademik unvan değildi. Onun hocalığı üniversite kürsülerine sıkışmış bir akademisyen, öğrenci ilişkisi de değildi. Onun hocalığı aynı zamanda ömrünü verdiği bir siyasi hareketin siz değerli mensuplarını vatan, millet ve bayrak sevgisiyle bir araya getirmiş milli bir görüşün hocalığıydı. Onun hocalığı Milli Nizam Partisi’nden Milli Selamet Partisi’ne ve 12 Eylül sonrasında sırasıyla Refah, Fazilet ve Saadet Partisi’ne kadar uzanan bir kararlılığın hocasıydı.”

Bu sözleri dinlerken, nerede ise gözlerim yaşaracaktı..

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Erbakan Hoca’nın hatırına, Saadet Partisi’ne üyelik müracaatı yapacağını bile düşündüm..

Kılıçdaroğlu beni çok bekletmedi, Erbakan Hoca’ya övgü düzerken, araya kendi adamını hemen sokuşturdu:

“Yaşanabilir bir Türkiye, Nazım Hikmet’in dizelerinde karşılığını bulmuş ortak bir özlemin ifadesidir. Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine.”

Nazım Hikmet sizin adamınız.

Onun sözlerini siz dinlersiniz.

Gerçekten bu sözleri hayata geçirmek istiyor idiyseniz..

Nazım Hikmet’i dinleseydiniz de..

Kardeşçe yaşasa idik..

Kardeşçe yaşamayı şimdi bile istemiyorsunuz.

“Din dersi kaldırılsın” diyorsunuz..

“İmam Hatipler azaltılsın” diyorsunuz..

“Sonra da kardeşçe yaşamak”tan bahsediyorsunuz..

Dindar insanlar iktidarda ise, bir üniversiteye rektör bile atayamasın..

Solcular iktidarda ise, öğrencileri bile kıyafetleri üzerinden suçlayıp, üniversiteye almasınlar..

İstedikleri bu..

Erbakan’ı anma gecesinde, Kılıçdaroğlu’nun yaptığı konuşmanın diğer bölümünü de aktarayım:

“Ülkeyi kutuplaştırmamış, kendisi üzerinden ülkeyi kutuplaştırmaya çalışan kimi vesayet kurumlarına karşı dahi hukuk içinde mücadele yürütmüştür.”

Bu söylem, “ilkesizlik, riyakarlık, oy için yalan söyleme”nin zirve örnekleri değilse, nedir?

Erbakan Hoca’nın. 1994 mahalli seçimlerinde Refah Partisi’nin büyük bir başarı sağlaması sonrasında, bazı şirret CHP’lilerin, “Ankara’yı RP’ye vermeyiz. İstanbul’u RP’ye vermeyiz. Kanımız aksa da teslim etmeyiz” şeklinde, o günün sosyal medyası konumundaki fakslarla binlerce yere mesaj yollanması üzerine, o laikçileri eleştirmek için ve onların kan dökebileceklerini belirterek, yaptığı hatırlatmayı çarpıtarak, “Kanlı mı olacak, kansız mı?” sözlerini dillerine dolayanlar bunlar değil miydi?

Oysa o “kanlı mı olacak, kansız mı” sözlerinin önünde ve arkasında bakın hangi ifadeler vardı.

“Mahalli seçimlerde Milli Görüş adaylarının kazanması ile birlikte, artık Milli Görüş’ün hakim olacağı kesin.. Şimdi tartışılan, bu geçiş sürecinin nasıl olacağıdır. Kanlı mı, kansız mı olacağıdır. Buna da milletimiz karar verecektir!”

Erbakan Hoca’nın, laikçileri eleştirmek için sarf ettiği ve onların kan dökebileceği uyarısını içeren bu sözleri gerekçe gösterilerek, Refah Partisi kapatılmamış mıydı?

Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu, Milli Görüşçü olmuş!

“Erbakan Hoca ülkeyi kutuplaştırmamıştır” diyor..

İyi de.

Biz bunu 50 yıldır söylüyoruz.

Siz aksini savunuyordunuz.

“Dini siyasete alet ediyor. Ülkeyi kutuplaştırıyor” diyordunuz.

Şimdi ne oldu da Erbakan Hoca kıymete bindi?

Anladım.. Anladım..

Erdoğan’ı devirmek için, % 1.5 oya ihtiyacınız var..

Onun için atıyorsunuz, bu taklaları..

Onun için, 50 yıldır sergilediğiniz tavrı, hedef gösteren, dindarları yargısız infaza tabi tutan tavrınızı, şimdi “kimi vesayet kurumlarına karşı dahi hukuk içinde mücadele yürütmüştür” söylemine çevirdiniz..

Tam bu noktada sorayım diyorum..

Affedersin Kemal bey amca.. “lideri olduğu partiler kapatıldığında” derken.

Bir bilgi versen..

Kimdir Erbakan Hoca’nın partilerini kapatan, söyler misin?

“Kimi vesayet kurumları” derken..

Kimdir onlar, bizi bir aydınlatsan..

Uzaylılar mı?

Mars’tan, Ay’dan gelenler mi?

Kim?

Şaka yapıyorum tabii ki..

Erbakan Hoca’nın partilerini kapatanları, o vesayet kurumlarını biz çok iyi biliyoruz..

Onlar, tam da CHP kafası idi..

Vural Savaş’lardan başlayın..

Yekta Güngör Özden’lere kadar..

Necdet Sezer’lere kadar..

Refah’ın, Fazilet’in kapatılmasını savunan kim var ise.

Hepsi CHP kafasından idi..

O gün de CHP kafasından idi.

Bugün bile CHP kafasındanlar..

Bu gerçeğe rağmen, o CHP’nin genel başkanı çıkıyor, bizimle alay edercesine..

Karganın ağzındaki peyniri bekleyen tilki edası ile..

“Kimi vesayet kurumlarına karşı dahi hukuk içinde mücadele yürütmüştür” diyor..

Bu sözlerinde samimi isen Kemal bey.

Haydi buyur, Saadet Partisi’ne..

Senin partin, tam da övdüğün Erbakan’ın partisini kapatan adamların partisi..

Erbakan ise, onlara karşı bile hukuktan ayrılmadan mücadele yürüten birisi.

O zaman sen niye CHP’desin, Kemal bey.

Samimi isen.

Sözlerini dürüstçe söylüyorsan..

Riyakarlık yapmıyorsan..

Eleştirdiğin vesayet kurumlarının içinde duracağına, Saadet Partisi’ne gelsene..

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da benim gibi düşünüyor olmalı ki.

Aynı toplantıda şöyle konuşmuş:

“Necmettin Erbakan vefat ettiğinde Saadet Partisi’nin genel başkanıydı. Bugün herkes Milli Görüşçü olmuş. Milli Görüşçü olmanın, Erbakan’ın yolundan gitmenin, Erbakan’ın çizgisini takip etmenin tek ölçüsü vardır; o da Saadet Partili olmaktır.”

Haydi..

Hep birlikte SP’ye üye olalım..

Ben hazırım.

Hayatımda hiçbir partiye üye olmadım.

Ama, CHP ile ittifak yaptığı için, artık halktan % 1 oyu bile zar zor alabilen SP’ye, Kemal Kılıçdaroğlu bile böyle övgüler düzüyorsa..

Bu övgülerinde samimi ise..

Herkesle birlikte, ben de üye olayım..

Ben size işin doğrusunu söyleyeyim..

Ne Kemal bey sözlerinde samimi.

Ne de, 28 Şubat’ta Erbakan’a hakaret eden Osman Özbek, “Erbakan’ı askerler severdi, kendisi iyiydi, ama çevresinde kötüler vardı” derken samimi..

Laikçilerin tamamı Erbakan istismarcısı.

Tamamı din istismarcısı..

28 Şubat’ta Erbakan’ı devirdiler..

Bunun için, yıllarca birbirleri ile kavgalı Demirel ile Ecevit’i barıştırıp, Erbakan’ı devirdiler..

Şimdi de yıllardır kavgalı olan HDP ile İP’i barıştırıp, CHP ile SP’yi barıştırıp, Erdoğan’ı devirmeye çalışıyorlar.”