SİYASET
Giriş Tarihi : 12-10-2021 10:04   Güncelleme : 12-10-2021 10:04

''Fırsatçıları Yakından Takip Ediyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

''Fırsatçıları Yakından Takip Ediyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ''Yaşanan istisnai durumu yüksek kar hırsıyla yaptıkları fahiş fiyat artışlarının bahanesi haline getirerek milletimizin mağduriyetine yol açan fırsatçıları da yakından takip ediyoruz" dedi. 

Erdoğan, yaptığı açıklamada, kabine toplantısında sağlıktan eğitime, güvenlikten turizme ve sosyal yardımlara kadar ülkeyi ve milleti yakından ilgilendiren konuları ele aldıklarını söyledi. 

Fırat Kalkanı Harekat Bölgesi'nde PKK/YPG mensuplarının hain saldırısında şehit düşen polisler ile Afyonkarahisar'daki trafik kazasında hayatlarını kaybeden öğrenciler için ''Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı'' dilediğini belirtti. 

Erdoğan, "Suriye'den ülkemize yönelik terör saldırılarının kaynağı mahiyetindeki kimi yerler konusunda artık tahammülümüz kalmamıştır. Buralardan kaynaklanan tehditleri ya oralarda etkin olan güçlerle birlikte ya da kendi imkanlarımızla bertaraf etmekte kararlıyız. Polislerimize yönelik son saldırı ve topraklarımızı hedef alan tacizler artık bardağı taşırmıştır. En kısa sürede bu sorunların çözümü için gereken adımları atacağız" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları satırbaşlarıyla şöyle:

''-Biz salgınla mücadelemizi üretimin ve istihdamın kesintisiz sürmesini sağlayacak bir anlayışla yürütürken, maruz kaldığımız ithamları unutmadık. Gereken her türlü tedbiri almak, hizmeti sağlamak, desteği vermek suretiyle hayata geçirdiğimiz bu stratejinin ne kadar doğru olduğunu dünyada yaşanan gelişmeler bir kez daha teyit ediyor. 

-Gelişmiş ülkelerin çoğundaki sorunun mal veya ürün eksikliğinden ziyade, yönetim zafiyetinden kaynaklandığı görülüyor. Biz tıpkı şehir hastanelerini inşa ederek sağlık krizine güçlü bir altyapı ile girdiğimiz gibi, 2018 yılında yönetim sistemimizi değiştirerek bugünlere kendimize hazırladık. 

-Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin getirdiği hızlı karar alma ve etkin uygulama kabiliyeti sayesinde ortaya çıkan bu başarıda emeği olan herkese, tüm bakanlıklarımıza kurumlarımıza personelimize teşekkür ediyorum. Tabii en büyük şükranı bu süreçte sabırla ve inançla hep bizim yanımızda yer alan milletimize sunuyoruz."

750 engelli öğretmen atanacak

''-Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki Teknik Eğitim Ar-Ge merkezinde öğretmenlerimize ve personele yönelik olarak geliştirilen Kovid-19 hızlı antijen test kiti üretim aşamasına geldi. 

-3 Aralık Dünya Engelliler gününde 750 engelli öğretmenimizin atamasının yapılacağını da bu vesileyle duyurmak istiyorum." 

''Dünya virüsten temizlenmeden iş bitti diyemeyiz''

"-Bunun için vatandaşlarımızı, aşılarını bir an önce olmaya veya tamamlamaya davet ediyoruz. Bilhassa üniversite öğrencilerimizden yükseköğretim kurumlarındaki sosyal alanların kullanımında ve toplu taşımada tedbirlere azami dikkat etmelerini bekliyoruz. 

-Biz kendi meselemizi çözsek bile dünya bu virüsten tamamen temizlenmeden 'iş bitti' diyemeyiz. Sizlerin de yakından takip ettiği gibi sürekli yeni varyantlarla yeni dalgalara yol açan salgına karşı hep tetikte olacağız. Sağlık sistemini ayakta tutma yanında tüm boyutlarıyla ekonomide, eğitimde, sosyal hayatta geldiğimiz olumlu seviyeyi korumak ve daha ileriye taşımak için buna mecburuz. Kontrolü asla elden kaçırmadan hem vatandaşlarımızın sağlığını koruyacak hem de günlük hayatın kendi mecrasında akmasını temin edecek tedbirleri uygulayacağız.''

''Fırsatçıları yakından takip ediyoruz''

"-Fiyatlaması küresel düzeyde yapılan ürünlerdeki fahiş artışları içeriye sınırlı bir düzeyde yansıtarak vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu gösteriyoruz. Buna rağmen fiyat artışlarından dolayı sıkıntıya düşen çalışanlarımızı ve üreticilerimizi korumak için de her türlü tedbiri alıyoruz." 

"-Artık daha çok üreten, daha çok ihraç eden, daha çok kazanan özel sektörümüzün de kendi çalışanlarını aynı şekilde koruyacak, kollayacak bir anlayışı ortaya koyacağına inanıyorum. Aynı şekilde yaşanan istisnai durumu yüksek kar hırsıyla yaptıkları fahiş fiyat artışlarının bahanesi haline getirerek milletimizin mağduriyetine yol açan fırsatçıları da yakından takip ediyoruz." 

''Var güçleriyle saldırıyorlar''

"-Ekonomide büyümeden ihracata, istihdamdan cari fazlaya kadar aldığımız her yeni güzel haber geleceğimize daha umutla bakmamızı sağlıyor. İşte bu sabah açıklanan ağustos ayı cari işlemler hesabında 528 milyon dolar fazla verdiğimiz görünüyor. 

-Yine bugün açıklanan ağustos ayı işsizlik rakamlarının işgücüne katılım oranı sürekli arttığı halde istihdamdaki ciddi yükseliş sayesinde yatay bir seyir izlediği müşahede ediliyor. 

-Birileri Türkiye'ye siyasi konularda yapamadıkları diz çöktürme işini ekonomide gerçekleştirmek için var güçleriyle saldırıyor olsa da biz kendi potansiyelimizin ve gücümüzün farkındayız. 

-İnşallah ülkemizi yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde cari dengemizi 'fazla' yönünde sürekli geliştirerek büyütmeyi sürdüreceğiz."

''İlkeli tavrın bir bedeli var''

"-Küçük bir kesimin güvenliği ve refahı için asırlardır sömürülen, bölünen, parçalanan, birbirine kırdırılan vicdan ve ahlak dışı her türlü muameleye maruz bırakılan insanlığın kalanı artık bu çarpık sisteme itiraz ediyor. 

-Birleşmiş Milletlerde dile getirdiğimiz 'Dünya beşten büyüktür' sözünü daha adil bir dünyanın mümkün olduğu teziyle genişleterek insanlığın bu ortak duygularına tercüman oluyoruz. İşte bu anlayışla Türkiye olarak Balkanlardan Kafkaslara, Afrika'dan Güney Asya'ya kadar geniş bir coğrafyada hep mazlumun, mağdurun, hakkın ve hakikatin yanında yer alıyoruz. 

-Hiç şüphesiz bu onurlu ve ilkeli tavrın bir bedeli var. Milletimizle birlikte gerektiğinde bu bedeli ödemekten de kaçmadık, kaçmayız. Ama aynı zamanda bugün Türkiye'nin bölgesel ve küresel bir güç olarak yükselen yıldızının gerisindeki en önemli unsurlardan biri de bu haysiyetli duruşunun sonucu olan etki halkasıdır."

''Dua ve şükran ifadeleriyle zenginleşen tablo''

"-Türkiye'deki 3,6 milyon Suriyeliyi ve toplamda 5 milyonu bulan yabancı uyruklu sığınmacı varlığını yük olarak görenler meseleye bir de bu açıdan bakmalıdır. 

-Ülkemize karşı yükselen kin, nefret, düşmanlık dalgalarının çoğu defa biz farkında bile olmadan kırılmasında dua ve şükran ifadeleriyle zenginleşen bu tablonun çok önemli rolü olduğuna inanıyorum. 

-Bin yıldır vatanımız olarak bu coğrafyadaki varlığımız devam ettikçe kimi çevrelerin bize olan husumetlerinin bitmeyeceği açıktır. Ama her kökenden her renkten her inançtan her meşrepten 100 milyonlarca insanın desteği ve duası arkamızda olduğu, milletimizin yüreğindeki istiklal ve istikbal aşkı bitmediği müddetçe Allah'ın izniyle kimse bu vatanı elimizden alamaz."

''En iddialı demokrasi ve kalkınma projesi''

"-Türkiye'nin, Cumhuriyet dönemindeki en iddialı demokrasi ve kalkınma projesinin 2023 vizyonumuz olduğuna inanıyorum. Artık hedeflerinin çoğuna ulaştığımız ve menziline de yaklaştığımız 2023 vizyonumuzu yeni ve daha büyük adımlarla tahkim ettiğimiz bir döneme girdik. 

-Özellikle 2053 vizyonumuz ve bu adımların en yakın, en önemli projesi her ne kadar uzak bir tarih gibi görülse de devlet ve millet hayatı bakımından önümüzdeki 30 yıllık sürenin kısa bir dönemi ifade ettiğini biliyoruz." 

''Yeşil kalkınma dönemi''

"-Dünya bugün insanlık tarihindeki büyük kırılmaların en önemli sebepleri arasında yer alan ve öncekilerden farklı olarak bu defa kendi eliyle başlattığı yeni bir iklim değişikliği gerçeğiyle karşı karşıyadır.

-Salgın döneminde üretimde ve insan hareketliliğinde yaşanan kısmi yavaşlamanın bile dünyamızı tabiat dengeleri açısından ne kadar rahatlattığını uzaydan çekilen çekimler gösteriyor. Ama maalesef bu geçici duraklama iklim değişikliği sorununa çözüm olmaktan çok uzaktır." 

''-Önümüzdeki dönem için yeşil kalkınma devrimini tüm çalışmalarımızın merkezine yerleştirerek insanlığın önündeki bu önemli krizin çözümünde öncü ve etkin bir rol üstlenmekte kararlıyız. Hükümet olarak biz bu hususta üzerimize düşenleri yaptık, yapıyoruz ve yapacağız." 

''Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı''

"-Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın ismini Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştiriyor, bünyesinde bir de İklim Değişikliği ve Uyum Koordinasyon Kurulu oluşturuyoruz. 

-Bu bakanlığımıza bağlı olarak altında ilgili tüm birimlerin yer alacağı bir İklim Değişikliği Başkanlığı kuruyoruz. Konu ile yakın ilişkisi sebebiyle halen Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı olan Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğünü de Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlıyoruz. 

-Bu kurumlarımız Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili sorumluluklarını da yerine getirmeyi sürdürecektir.'' 

''Göç İdaresi Başkanlığı''

''-Bir diğer kurumsal reformu da göç konusunda yapıyoruz. İçişleri Bakanlığımıza bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün statüsünü yükselterek Göç İdaresi Başkanlığı haline dönüştürüyoruz. Böylece ülkemizin göç konusunda çok daha kapsamlı, etkin ve hızlı hareket edebilmesini sağlayacak kurumsal kapasiteyi oluşturmayı hedefliyoruz."

''Tek parti faşizmi''

"-Türkiye, çeşitli dönemlerde farklı siyasi, sosyal, ekonomik araçlar kullanılarak özellikle bu süreçlerin dışına itilmiştir. Tek parti faşizmi bu araçlardan biridir. Darbeler ve vesayet bu araçlardan biridir, terör bu araçlardan biridir. Kimi zaman sağ-sol kimi zaman Alevi-Sünni kimi zaman Türk-Kürt, kimi zaman dindar-laik kisvesi altında oluşturulan kutuplaşmalar bu araçlardan biridir." 

"-Bilhassa 1960 darbesinden beri bu gerçeği sayısız örneği ile görmek mümkündür. Hükümetlerimiz döneminde başlattığımız büyük demokrasi ve kalkınma devrimlerinin önünü kesmek, etkisini azaltmak, mümkünse takvimleri geriye sarmak için de bu oyunlar oynanmaya devam edilmiştir. Hatırlayın 2007 yılında ortada hukuki ve siyasi hiçbir sebep yokken ülkemizin önüne suni bir rejim tartışması, Cumhurbaşkanlığı seçimi krizi çıkardılar. Ardından Gezi olayları ile başlayıp 15 Temmuz darbesini de içine alacak şekilde kesintisiz süren bir başka süreç yaşadık." 

''Her sıkıntının dışarıdan planlanan ve beslenen bir boyutu mevcut''

"-Ülkemizin içinde yaşanan her sıkıntının dışarıdan planlanan ve beslenen bir boyutu da mevcuttur. 

-Bu tablo karşısında milletimizin desteği ile verdiğimiz tarihi mücadele sayesinde ülkemizi asırlık tuzaklardan, asırlık cenderelerden kurtardık. Öncelikle güvenlik stratejilerimizi değiştirdik, terör örgütleri ile sınırlarımız içinde yüzleşmek yerine tehditleri kaynağında tespit ve imha edecek yeni bir stratejiye geçtik. 

-Bunun için milli birlik ve beraberliğimizi tahkim ederek hem askeri ve polis gücümüzü hem diplomatik gücümüzü kullandık. Terör ve teröristle beraber terörizmle mücadele ettik. Yaptığımız yatırımlar ve getirdiğimiz hizmetlerle ülkemizin 81 vilayeti ile birlikte terör hadiselerinin yaşandığı şehirlerimizi de hızla kalkındırdık.''

''Ayrımcılık siyasetini izin vermeyeceğiz''

"-Sadece bu yıl ikna yoluyla 153 terör örgütü mensubunun teslim olmasını sağladık. Son 5 yılda bu şekilde yeniden kazandığımız gençlerimizin sayısı 1000'i geride bıraktı. 

-Sınırlarımızın ötesinde de PKK'sından DEAŞ'ına ve FETÖ'süne kadar, terör örgütü mensuplarına nefes aldırmıyor, nereye kaçarlarsa kaçsınlar tepelerine tepelerine biniyoruz. 

-Artık hiç kimsenin bu ülkede milletimizin bir kesiminin dertleri ve beklentileri üzerinden ayrımcılık siyaseti yapmasına izin vermeyeceğiz." 

''Cezaevlerindekilerin üçte biri uyuşturucudan''

"-Amerika'nın Afganistan'ı işgali sonrasında bu bölgede 20 kat artan afyon ekimi ve uyuşturucu üretiminin Avrupa'ya naklinin en büyük lojistik kaynağı PKK terör örgütüdür. Aynı şekilde Avrupa'daki gelişmiş laboratuvarlarda üretilen sentetik uyuşturucuların Orta Doğu bölgesine naklinin lojistiğini de PKK mensupları yürütmektedir. Tabii bu arada bizim gençlerimizi zehirleyen uyuşturucunun kaynağı da önemli ölçüde bu örgüttür. 

-Sınırlarımızı sıkı sıkıya kontrol altına alarak, uyuşturucu suçlarına verdiğimiz cezaları artırarak bu trafiğe çok ciddi darbeler vurduk. Öyle ki ülkemizde uyuşturucu bağlantılı ölümleri son 5 yılda neredeyse üçte bir seviyesine düşürdük. Bugün cezaevlerinde yatan mahkumların aşağı yukarı üçte biri uyuşturucu suçundan oradadır.

-Ülkemizdeki terör örgütlerini nasıl insan ve finans kaynaklarını çökerterek etkisiz hale getirdiysek, sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridorlarında da aynısını yapacağız."

''Yükü tek başına üstlenmemiz mümkün değil''

''-Son 5 yılda 2 milyon 350 bin kişi Türkiye'ye yasadışı yollardan giriş yapamadan sınırda engellendi. Sınırlar içinde yakalanan düzensiz göçmen sayısının da 1 milyon 300 bini geçti. 

Bunların bir kısmı kendiliğinden geri dönerken, 286 binini de biz sınır dışı ettik." 

"-Tabii bu göçmenlerin neredeyse tamamına yakınının hedefinin 'Türkiye'de kalmak' değil, Avrupa'ya hatta belki oradan da başka yerlere geçmek olduğunun altını çizmemiz gerekir. 

-Türkiye, yürüttüğü bu etkili ve kapsamlı sınır güvenliği ve göç politikasıyla Avrupa'nın üstesinden gelemeyeceği bir göçmen akınına uğramasının önüne geçmiştir. Ama artık bizim bu yükü tek başına üstlenmemiz mümkün değildir. 

-Meselenin, her ne kadar verilen sözler tam manasıyla yerine getirilmemiş olsa da sadece maddi külfet paylaşımıyla çözülemeyecek bir boyuta ulaştığını herkes görmeli ve kabul etmelidir. Avrupa başta olmak üzere göçmenlerin hedefi durumundaki ülkelerden, daha fazla, daha gerçekçi, daha samimi sorumluluk üstlenmelerini bekliyoruz.'' 

''Gerisi sığınmacıların hedefi ülkelerin sorunu''

''-Biz, sınırlarımız içindeki mevcut göçmen meselesinin bir kısmını, güvenliği ve gönüllü olarak geri dönmelerini sağlamak, bir kısmını sosyal ve ekonomik programlarla ülkemize entegre etmek suretiyle çözeriz. Bu çerçevede uyum stratejilerimizi belirledik ve gereken adımları atmaya başladık.

-Gerisi sığınmacıların hedefi olan yerlerin sorunudur. Göçe kaynaklık eden ülkelerden göçün hedefi olan ülkelere kadar tüm tarafları kucaklayan bir program geliştirilmediği sürece bu sorunun çözümünün mümkün olmadığını da biliyoruz. Türkiye'nin bu doğrultuda atılacak her adıma destek olacağından, katkı sağlayacağından kimsenin şüphesi olmasın."

Kaynak: Ajans Bizim