KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 20-12-2021 15:11   Güncelleme : 20-12-2021 15:11

Konya'da Şeb-i Arus Günleri

Selçuklu'ya başkentlik yapan Konya'nın manevi havasında ahengin, teslimiyetin ve uyumun dönüşümü 'sema'da vücut buldu.

Konya'da Şeb-i Arus Günleri

Selçuklu'ya başkentlik yapan Konya'nın manevi havasında ahengin, teslimiyetin ve uyumun dönüşümü 'sema'da vücut buldu. Kar yağışının gelin gibi süslediği Konya, 748. Vuslat Yıldönümünde bir Şeb-i Arus'u daha hakkıyla ihya etti.

‘Bütün ilimlerin aslı insanın kendisini bilmesidir’ der Mevlâna Hazretleri. ‘Ne olursan ol yine gel’ düsturunun ilmek ilmek devirlere işlendiği kadim öğretisi, insanlığa yüzyıllardır ışık olmaya devam ediyor. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin davetlisi olarak, Mevlana’nın 748. Vuslat Yıldönümü, Şeb-i Arus törenleri dolayısıyla Konya’yı ziyaret ettik. Evliya Çelebi’nin deyimiyle; Mevlâna Celaleddin-i Rumi Tekkesi’nin anlatılmasında dilin yetersiz kaldığı, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın anlatımıyla bozkırın tam çocuğu, kendini gizleyen esrarlı bir güzelliğe sahip Konya, Selçuklu tarihiyle sarıp sarmalanmış hülyalı bir şehir; gezip gören bilir, bilmeyen eksik kalır.

Konya’yı Gelin Gibi Süsleyen Kar

Şeb-i Arus gecesi arefesi, yoğun bir kar yağışı başladı. Konya, gelinlik giymiş gibi beyazlara büründü. Sabah çayımızı yudumlarken şehrin üzerine billur billur düşen kar tanelerine eşlik eden rüzgârın dondurucu değil de insanın yüzünü okşar gibi değip geçtiğine şahitlik ettik. İstikametimiz olan Konya Panorama Müzesi’ne doğru yola revan olmuşken geçtiğimiz caddelerde, sokaklarda zarif minareli camileriyle, bakmaya doyulmayacak güzellikte süslemeli medreseleriyle Selçuklu Konya’da hâlâ capcanlı yaşıyor gibiydi.

13. Yüzyıla Açılan Panoramik Kapı

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından 2017’de tamamlanan Panorama Müzesi, ziyaretçiler için adeta 13. yüzyıl Konyası’na kapı aralıyor. Mevlâna Celaleddin Rumi’nin hayatından kesitleri görseller eşliğinde sunan müze iki katlı bir yapıdan oluşuyor. 17 kubbeli avlusu, geçmişte inşa edilmiş ve günümüzde de varlığını sürdüren Anadolu ve dünya mevlevihanelerinden on dokuzunun küçültülmüş boyutlarının sergilendiği yapıda keramit ve çini bir tablo da bulunuyor. Mekânın ferahlığı, 13. yüzyılın mimari eserleriyle bütünleşip tarihe bir yolculuk fırsatı sunuyor.

Medeniyet ve Kültür Şehri

Bu yılki teması ‘İrfan Vakti’ olarak belirlenen Şeb-i Arus Mevlana’yı anma etkinlikleriyle ilgili konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Mevlana’nın ifadesiyle bugün düğün günümüz. Selçuklu’ya 200 yıl başkentlik yapmış kültür ve medeniyet şehri Konya’yı yeniden turizmin önemli merkezlerinden yapmak için yoğun çaba sarf ediyoruz. Ayrıca Konya’da Türkiye'nin en büyük plato alanında 13. yüzyıl Konya’sı inşa edildi. Başrolünde Bülent İnal’ın oynadığı Mevlâna dizisi TRT’de izleyiciyle buluşacak” dedi.

Konya’nın Kalbi Mevlâna Türbesi

Yeşil kubbesini uzaktan görenleri bile hızla kendisine doğru çeken Mevlâna Türbesi adeta Konya’nın kalbidir. Selçuklu Sarayı'nın gül bahçesi iken bahçe, Sultan Alâeddin Keykubad tarafından Mevlâna'nın babası Sultânü'l-Ulemâ Bâhaeddin Veled'e hediye edildi ve vefat ettiğinde buraya gömüldü. 17 Aralık 1273 yılında vefat eden Mevlâna'nın, oğlu Sultan Veled ise Mevlâna'nın mezarı üzerine türbe yaptırmak isteyenlerin isteklerini kabul ederek

"Kubbe-i Hadra"yı Mimar Tebrizli Bedrettin'e yaptırdı. Alanda başka mezarların da bulunduğu türbe/müze daima ziyaretçilerle dolup taşıyor.

Yeni Nesillere Ulaşan Kültür

Mevlâna’nın 748'inci Vuslat Yıl Dönümünde Türk Sanat Müziği'nin usta isimlerinden Ahmet Özhan’ın eşsiz yorumuyla gerçekleşen tasavvuf konseri izleyenleri kendine hayran bıraktı. Mevlâna ile özdeşleşen sema gösterisi adeta büyüledi. Renkler, ahenk ve teslimiyete dönüşün insanın üzerinde bıraktığı tesir, Konya’nın o manevi havasında, her adımda kendini hissettiriyor. Belli bir uyumda gerçekleşen sema gösterisinde küçük dervişler de yer alıyor. Yeni nesillere Mevlâna kültürünü tanıtan ve hatta yeni Mevlana’lar olmaları yolunda ilerleme fırsatı sunan Şeb-i Arus etkinlikleri artık Konya’nın vazgeçilmez bir parçası.

Mesnevi’nin En Güzel Hali

Mevlana’nın Mesnevi’si uzun yıllardır türlü şekillerde basıldı; bazen kalın bir ansiklopedi gibi, bazen iki cilt halinde okuyucuya sunuldu. Fakat Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından 27 dile çevrilen, ebru desenli kapağı ve zengin içeriğiyle cep boy, altı cilt basılan Mesnevi’yi gördüğümde bana ‘işte bu harika’ dedirtti. Ebru desenli kapağıyla hem göze hitap eden hem de kütüphaneye, çantaya rahatça sığabilecek boyutta tasarlanıp özenle hazırlanan Mesnevi, 25 bin 668 beyit ve ayrıntılı dizinden oluşuyor. Mevlâna’nın torunlarından, Mevlâna Dergâhı son Postnişîni ve eski milletvekili Veled Çelebi İzbudak’ın özgün el yazmalarından çevrilen ve Abdulbaki Gölpınarlı tarafından yayına hazırlanan kitap, diğer emsalleri arasında hemen farkını hissettiriyor.

Allah Aşkında Yok Olmak

Tasavvufta hiçbir iş, hiçbir işaret boş yere değildir. Dervişlerin giydiği siyah giysi dünyayı, içindeki beyaz giysi kefeni temsil eder. Sema yapılırken başa giyilen sikke mezar taşına işaret eder. Beyaz giysinin üzerine giyilen kolsuz hırka kabri, semazen ise kabir içinde yatan bir naaşı, cesedi yani teslimiyeti anlatır.

Kaynak: Milat Gazetesi