DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Mehmet Tevfik Aktulum
Mehmet Tevfik Aktulum
Giriş Tarihi : 01-04-2021 20:04
Güncelleme : 05-04-2021 09:16

Haddini Bilmek

Haddini bilmek, hadd ile bilmek olan iki farklı kelimenin bir araya gelmesiyle meydana gelen bir deyim. 

Deyimin manasının öneminden ötürü direkt veya endirekt olarak ciddi manada irdelenerek değerlendirildiği görülmektedir. 

Hadd kavramı Arapça bir kelime. Sınır, derece, gerçek değer ve ceza gibi manaları mevcut. 

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre hadd kavramı; sınır, değer, insanın yetki ve değeri demektir. Kişinin haddini bilmesi, kendi yetenek ve değerini bilmesi demektir.

Haddini bilmek deyimin manası kaynaklarda sınırlarını ve kendini bilme. Böylece kendi değerini ve derecesini tayin ederek buna göre davranmak manasına gelmektedir.

Haddini bilmek deyimi dilimizde; haddi aşmak, haddi olmamak, haddini bildirmek gibi birçok deyim ve atasözü içinde yer almaktadır. 

Derken her insanın öncelikli olarak ve özellikle haddini bilmesi ve hayatını bu minvalde düzenlemesi gerektiğini vurgulamak gerekir.

Haddini bilmek terkibi sözlüklerde belirtilen manalardan başka bilgi seviyesinin ve gücünün ne ölçüde olduğunu bilip ona göre davranmak, kendisine uygun olanın veya yapabileceğinin ötesine geçmemek gibi manaları da kapsamaktadır.

Düşünüldüğünde   “haddini bilmek” deyimi ne kadar çok güzel ve oldukça öneme haiz bir deyim. Bunun için Atalarımızın haddini bilmeyene bildirirler sözleriyle haddini aşmamak gerektiğini tavsiye için söyledikleri belirtilmektedir.

Rivayet olunur ki bir bilgeye sormuşlar: "Bizim bilmediğimiz neyi biliyorsun ki sana bilge kişi diyorlar?" 

Bilge Kişinin verdiği cevap oldukça düşündürücü ve bayağı manidardır. "Haddimi biliyorum". 

Mevlana Celaleddini Rümi'ye sormuşlar; - O kadar okursun, o kadar yazarsın, ne bilirsin? Mevlana'nın verdiği cevap; "- Haddimi bilirim." 

Sultan Abdülhamid Han bu konuda "Bilmek güzel şeydir. Haddini bilmek ise daha güzeldir." diyorlar.

Yüce Dinimiz İslam'ın gönderilmesinin asıl sebebi kişiye haddini  belirlemesi yani dünya hayatının sınırının düzenlenmesi. İnsanın dünya hayatında mutluluğu ve ahiret aleminde kurtuluşu tamamen belirlenen bu haddin çerçevesine riayetiyle mümkündür. 

Cenab'ı-Allah (C.C.)'ın emri din gerçeğiyle çerçevesi çizilen sınırda olmak. Fıtratında gereği budur. Fakat nefse gelince her zaman için bu sınırları zorlayarak aşmak istemesi. Bunun için kişinin hayatı süresince kararlılıkla emre riayette bulunmasıdır. Yani Yüce Rabb'imiz Cenab'ı-Allah (C.C.)'ın emirlerine riayette bulunmak ve yasaklarından sakınmak haddini muhafaza etmek, haddini bilmektir. 

İnsanın yaratılışının ana maddesine bakıldığında maddi manada ana madde toprak, manevi manada ise ruh. Her ikisi de tamamıyla birbirinden farklı. Bu farklılığın birlikteliğinin sağlanması ve rahatlılığının oluşması ancak  belirlenen bu hadde riayetle mümkün. Hasebiyle haddini bilmek kendini bilmek manasına gelmektedir. 

Haddini bilmeyen kişi sadece kendisine zarar vermez. Bilakis çevresindeki kimselere de birçok zararlar verir. Hatta bu durum belki birçok insanın felaketine dahi sebebiyet olabilir.

Rivayet olunur ki bir hoca efendiye sormuşlar: "-Hocam İslam Dininin şartı kaç? Hoca Efendi, "altı" diye cevap vermiş.  

Hocam İslam Dininin şartı beş tane değil mi? Sorusuna Hoca Efendinin verdiği cevap oldukça manidardır. "-Siz eksik biliyorsunuz. İslam Dininin şartı beşte altıncı şartı ise haddini bilmektir. 

Haddini bilmek, İslam Dini'nin beş şartın içinde yer almıyor fakat Müslümanlığın gereği olan bir hakikattir.

“İslam Dininin şartı beş, altıncısı da haddini bilmektir!” Bu söz ne güzel bir sözdür. Burada bir nevi Yüce Dinimiz İslam Dininin beş şartının kişinin hayatına tam manasıyla yerleşerek hakimiyet kurması için haddini bilmesi şartı görülmektedir.  Buna göre haddini bilmeyen bir kimse İslam Dininin bu beş şartında dahi başarılı olamaz. 

Bu deyimi kimin söylediği ve bu deyimin nasıl ortaya çıktığı belli değilse de bu deyim ne var ki çok önemli ve büyük bir gerçeği ifade etmektedir.

Sonsöz olarak büyük bilge Sokrates'in bu konuda oldukça öneme haiz sözüyle noktalamak istiyoruz. "- Ne bilirsin? - Haddimi bilirim."

Yüce Rabb'im Cenab'ı-Allah (C.C.) cümlemizi hakikati gören, idrak eden, hayatına uygulayan ve haddini bilenlerden eylesin. (Amin.)

Tevfik ve inayet Yüce Rabb'imiz Cenab'ı-Allah (C.C.)'tan, tevekkül ve ubudiyet bizdendir. Selametle...

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA