DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Mehmet Tevfik Aktulum
Mehmet Tevfik Aktulum
Giriş Tarihi : 31-05-2021 10:38
Güncelleme : 01-06-2021 08:55

İnsan Fıtratı

İnsan fıtratı, insanın hem ruhsal hem de fiziksel yönden yaratılışı itibariyle sahip olduğu temel özelliklerden ibarettir.

Fıtrat kavramı, en genel haliyle ve manasıyla insanın henüz doğarken sahip olduğu asıl ve öz özelliklerini ifade eder.

 İnsanın tabiatı manasına da gelen fıtrat kelimesi, dini kaynaklarda sık sık kullanılmasıyla dikkat çeker.  

Yüce ve kutsal Dinimiz olan İslam dininin İnancı, insan fıtratının en belirgin özelliği ve örneğidir.

Yüce Rabbimiz Cenab-ı Allah (C.C.) bu husus hakkında kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle emretmektedir. 

“Böylece sen, batıl olan her şeyden uzaklaşarak bütün benliğinle kararlı bir şekilde hak dine yönel ve Allah (C.C.)’ın insan bünyesine yerleştirdiği fıtrata uygun davran.” (Rum Süresi, 30. Ayet).

Yüce Rabbimiz Cenab-ı Allah (C.C.) insanları, bünyesine yerleştirdiği fıtrat üzere yarattı. 

Fıtrat üzere yaratılan insan, fıtratın gereği olarak Cenab-ı Allah (C.C.)'a ibadet etmesidir. Böylece Cenab-ı Allah (C.C.) en güzel surette yarattığı insanın yaratılmasındaki asıl maksadının ve temel gayesinin ibadet yani kulluk, kölelik olduğu vurgulanmakta.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) bu hususta Hadis-i Şerif'te şöyle buyuruyor.

“Dünyaya gelen her insan fıtrat üzere doğar; sonra annesi ve babası onu Yahudi, Hristiyan veya Mecusi yapar.” (Buhari, Cenaiz, 22-25; Ebu Davut, Sünne, 17; Tirmizi, Kader,5.)

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)’den fıtrat hakkında rivayet edilen hadis-i şerifin muhtelif rivayetleri mevcuttur. Bazı rivayetlerde "Fıtrat üzere doğar." bazı rivayetlerde de "İslam fıtratı üzere doğar." şeklinde belirtilmektedir.

Hadis-i Şerif'te beyan buyrulduğu üzere yaratılan her insan Yüce Dinimiz İslam dinini adeta kendiliğinden kabul edebilecek ve bulacak bir fıtrata sahip olduğu görülmektedir. Yine insanın dış etkilerden uzak kaldığı sürece bu fıtrat üzere kalacağı belirtilmektedir.

Bu açıklamalar gösteriyor ki, her insan İslam fıtratı üzere doğuyor. Fakat sonra çevre ve eğitim etkisi ile ya İslam üzere devam ediyor ya da fıtratı bozarak yaratılış gayesinden uzaklaşıyor. 

Ayet-i Kerime'de ve Hadis-i Şerif'te konu öz itibariyle ve mana yönüyle aynı. Sadece farklı olarak ifade ediliyor. Her ikisinin de belirttiği asıl husus, her doğan insanın mutlak surette İslam Fıtratı üzere doğması

İslam Fıtratı üzere doğan her insan kendisinde mevcut olan temiz fıtratı koruyabilse İslam dini üzere olur. 

İnsanın fıtratının bozulması, Yüce Rabb'imiz Cenab-ı Allah (C.C.)'a karşı gelinmesi demektir. 

Halk arasında “ar damarı çatlamış” sözü bilinen bir kavramdır. Bu söylemin belki efsanevi bir boyutu veya değişik bir söylemi olabilir. Aslında düşünülürse, denilen bu sözün gerçekten de yerinde söylenilen ve oldukça uygun bir söz olduğu görülecektir. 

İnsan doğduğu zaman fıtratın bir gereği olarak belki de alnının tam ortasında ar damarı denen haya, iffet gibi güzellikleri ifade eden mecazi ya da manevi manada bir gerçeklik mevcuttur.

İnsanda mevcut bulunan ar damarı, ne yazık ki zaman zarfında çatlamaya yüz tutar. Bu durumda kendiliğinden olmaz. Bunun için birçok sebepler yumağı meydana gelir.

Doğan her insan tertemiz fıtrat üzere doğar. Yanlışlık,  kötülük, günah gibi hiçbir olumsuzluktan iz, emare veya eser dahi olmaz. 

Fıtrat üzere doğan insan zamanla yanlışlıklar ve kötülükler yaparak, günahlar işleyerek sahip olduğu fıtratı bozmaya yüz tutuyor. 

İnsan hayatında işlenen her günah mutlak surette insan fıtratına zarar veriyor. Böylelikle tertemiz olan insan fıtratı bozuluyor.  

Fıtrat üzere olan insan mutluluğun doruk noktasına kavuşur. Çünkü mutluluğun asıl kaynağı ancak fıtratla mümkün olur. 

Herkesin asıl görevi, emredilen görevin gereğine riayet etmesidir. Buda  insanın fıtratı üzere olmasıyla ancak mümkün olur.

Yüce Rabbimiz Cenab-ı Allah (C.C.) yarattığı insanların fıtratlarına uygun şekilde nasıl yaşayacaklarını kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de emrederek Peygamberler aracılığı ile de bildirmiştir.

Yüce Dinimiz İslam dini, dünya hayatının bir imtihandan ibaret olduğunu ifade etmektedir. Bu imtihanı başarmak ise söz ve davranışların fıtrata uygun olmasına bağlıdır. 

Yaratıldığı İslam fıtratı üzere kalan her insan, hem kendisiyle hem de çevresiyle uyumlu ve barışık bir hayata kavuşur. Yine hem kendisine hem de çevresine faydalı ve verimli olur.

Beden ve ruh sağlığı, dünya hayatının saadeti ve ahiret hayatının kurtuluşu ancak fıtrata uygun olan hayat ile sağlanabilir. Fıtrata uygun olan hayat ise ancak imanla ve imanın gereğine riayetle mümkün olur. 

Tevfik ve inayet Yüce Rabb’imiz Cenab’ı-Allah (C.C.)’tan, tevekkül ve ubudiyet  bizdendir. Selametle... 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Spor Toto Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Aytemiz Alanyaspor00
  • 3Altay00
  • 4Fraport-TAV Antalyaspor00
  • 5Medipol Başakşehir00
  • 6Beşiktaş00
  • 7Çaykur Rizespor00
  • 8Fatih Karagümrük00
  • 9Fenerbahçe00
  • 10Galatasaray00
  • 11Gaziantep Futbol Kulübü00
  • 12Giresunspor00
  • 13Göztepe00
  • 14Atakaş Hatayspor00
  • 15Kasımpaşa00
  • 16Yukatel Kayserispor00
  • 17İttifak Holding Konyaspor00
  • 18Demir Grup Sivasspor00
  • 19Trabzonspor00
  • 20Helenex Yeni Malatyaspor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA